-
Bir Kış Daha Geldi.
Ağaçlar soyundu sarı giysiden,Rüzgârlar kapımı çaldı yeniden.Penceremde buğu, sokakta sessizlik,Bir kış daha geldi, usulca, aniden. Geçmişin izleri döküldü yola,Zaman bir nefeslik verdi yine mola.Ellerim cebimde, aklımda hatıran,Düştü ilk kar tanesi son umutla dallara.
-
Otuz Altı Yaş.
Zamansız bir eşikte durur insan,Otuz altı yılın yorgunluğu ve dinginliğiyle.Arkasında bıraktığı dünün telaşlı adımları,Önünde uzanan daha sakin, daha derin bir deniz. Artık ne fırtınalara kırılır kolay kolay kalbin,Ne de sahte baharlara aldanır bakışların.Azalır…
-
Palyaço.
Yüzüne çizilmiş kocaman, rengarenk bir tebessüm.Gözlerinin ardında gizlenir belirsiz bir hüzün.Kırmızı bir burun, kırık dökük küçük bir tebessümle,Çıkar sahnenin ortasına kahkahalar eşliğinde. Işıklar üstüne vurur, alkışlar yükselir ansızın,Kimse bilmez kalbinde taşıdığı o derin…
-
Rayların Ucundaki Şehir.
Aynı Göğün altında ayrılmak ağır gelir, Aynı göğün altında farklı rüzgârı solumak. Bir valize sığar mı yılların hüznü, Bir biletle çizilir mi bir ömrün sınırı? Gidiyorsun; Yollar senin mesleğin, yollar senin ekmeğin. Gözlerinde…
-
Karlar içinde Beyaz Gülüş.
Lapa lapa yağan beyaz karların üzerinde, Adımları sessiz, bir hayalet gibi süzülür. Kışın ortasında sarı gözleri ışıldar, Gölgesi soğuk rüzgârla karanlığa bürünür. Bembeyaz bir örtüdür dünya, İz bırakmaz bastığı yer, Sessizliğin koynunda saklar…
-
Tırnakları Kırık Gölge.
“Vampir” diyorlar bana köşe başındaki aynasız berberde,Adım fısıldanıyor vitrin camlarına, paslı kilitlere.Ne asırlık bir şatom var ne de kadife pelerinim;Gece yarısı ekspresinde, üçüncü kompartımanda bir vampir.Sivri dişlerimi saklarım tütün kokan nefesimle,Kan değil aradığım,…
-
Görünmeyen Salıncak.
Duvarları grileşmiş bir odanın köşe başındayım, Zaman, cebimde unuttuğum buruşuk bir bilet. Şakaklarıma yağan karı tebessümle siliyorum, Ama göğsümün sol tarafında bitmeyen bir heves. Sokak lambaları yanınca eve koşma telaşı, Dizdeki yara izinde…
-
MAHALLE ECZANESİNDE
Beyaz önlüğüm üstümde, raflarda bin bir çeşit kutuDoktorlar yazdı, hastalar hapı yuttuMesele ilaç satmak değil tekŞu reçetesiz hayattaHalkın dertlerine derman olabilmekGelir sırayla amcalar, teyzeler“Evladım, tansiyonuma bakıver!” derKimi doktorun yazısını sorarKimi içini döker sessizceBurada…
-
Son Yağmur.
Kasabanın üzerine üç gündür yağmur yağıyordu. Dereler taşmış, yollar çamurla kaplanmış, gökyüzü sanki hiç aydınlanmayacakmış gibi kararmıştı. Yetkililer halka evlerini terk etmelerini söylüyordu ama 12 yaşındaki Efe, annesi ve küçük kız kardeşi Elif…
-
Sarı Tramvaylar ve Sen
Alfama’nın dar, dik yokuşlarında, Sarı bir tramvayın gürültüsünde aradım seni. Taş sokaklarda çınlayan her adım sesinde, Dönüp arkama baktım, yoktun. Tejo Nehri’ne düştü akşamın gri gölgesi, Rüzgâr, Fado şarkıları fısıldadı kulaklarıma; Kırık, hüznü…
-
Pamuk Aşk
Yolun sonundaki otobüs durağındaydım. Kulaklıkta Rana Türkyılmaz’dan “Hayvan” çalıyordu. Bir an seni gördüm, gözlerime inanamadım.Güneş saçlarından ellerini çekmişti sanki. Pespembe saçların vardı.Pamuk şeker gibiydin sanki.İçimdeki uğultuları kuşlar duyuyordu.Hâlim tamamen perişandı, biraz da yorgundum.Beni…
-
KADIN
Baharın sabahları vuran meltem kokusunu severim, Çiğ düşmüş sabahlarda anneme günaydın demeyi severim, Lavantısını tanıdığım kokulu sokakları severim, Gözlerinin içi gülen umutlu kız çocuklarını severim. Yarına daha bir azim daha bir hırsla başlayan…