2026,  2026 EYLÜL

Pamuk Aşk

Yolun sonundaki otobüs durağındaydım. ‎
Kulaklıkta Rana Türkyılmaz’dan “Hayvan” çalıyordu. ‎
Bir an seni gördüm, gözlerime inanamadım.
‎Güneş saçlarından ellerini çekmişti sanki. ‎
Pespembe saçların vardı.
‎Pamuk şeker gibiydin sanki.
‎İçimdeki uğultuları kuşlar duyuyordu.
Hâlim tamamen perişandı, biraz da yorgundum.
Beni görme diye ellerimi karanlığa sakladım. ‎


‎Dayanamadım, yakışmış diye bildim. ‎
Ama içimden şu mısralar duyulmuyordu: ‎
İlk yediğim pamuk şeker gibisin.
Yüreğimin ilk pamuk şekeri olmaya ne dersin? ‎


‎Yanına oturma cesaretini gösterebildim.
‎Yol bitmesin diye bildiğim tüm tanrılara dua ettim.
‎Pespembe kaşlarınla gözlerimi sevdin.
‎O an konuşmayı yeni öğrenen bir çocuk gibiydim.
‎Sanki yüreğinle yüreğime güldün,
“Görüşürüz.” dedin.
‎Sustum, diyemedim:
‎”Yüreğimin ilk pamuk şekeri olmaya ne dersin?