-
Güzel Bodrum. / Rüzgarın Fısıldadığı Sakinlik. / Mavi Karanlığın Çağrısı
Güzel Bodrum Denizin tuzuyla vaftiz edilmiş beyaz evlerin arasında büyümek, insanın tenine mavi bir sızının kazınması demekti. Benim için Bodrum, dışarıdan gelenlerin üç aylık yaz rüyası değil; taş sokaklarında çocukluğumun diz yaralarını, rüzgarında…
-
Unutma Cezası.
Ağ ağaçların yerini yükselen filtre kulelerinin aldığı, oksijenin yurttaşlık puanına göre gramla dağıtıldığı 2140 İstanbul’unda hava, çürümüş bakır kokuyordu. Sarp, Kadıköy harabelerinin altındaki Nemli Bölge’de yer alan Solunum İdaresi’nin önündeki kuyrukta saatlerdir bekliyordu.…
-
Frekansın Arkasındaki Sessizlik
Frekansın Arkasındaki Sessizlik Dünyanın tüm büyük gözlemevleri, sekiz yüz elli ışık yılı uzaktaki Vega sisteminden gelen ilk dış gezegen sinyalini tespit ettiğinde insanlık tarihinin en görkemli hazırlığı başlamıştı. Yıllarca süren telsiz kodlamaları, matematiksel…
-
Sınıf Kapılarındaki Kilitler ve İçimizdeki Sessizlik
Okul denildiğinde zihnimizde canlanan ilk imge; tebeşir kokusu, koridorlarda yankılanan neşeli ayak sesleri ve zil çaldığında bahçeye taşan o katıksız yaşama sevincidir. Okullar, bir toplumun geleceğini emanet ettiği en güvenli sığınaklar olmak üzere…
-
Sarı Tramvaylar ve Sen
Alfama’nın dar, dik yokuşlarında, Sarı bir tramvayın gürültüsünde aradım seni. Taş sokaklarda çınlayan her adım sesinde, Dönüp arkama baktım, yoktun. Tejo Nehri’ne düştü akşamın gri gölgesi, Rüzgâr, Fado şarkıları fısıldadı kulaklarıma; Kırık, hüznü…
-
Yarının Son Hatırası.
Yarının Son Hatırası. Işıklar kapandığında odada kalan tek ses, eski saatin ritmik tik takları değildi. Duvarın içine gömülmüş bakır pirinç alaşımı halkanın merkezinde yükselen alçak frekanslı vızıltı, havadaki statik elektriği artırıyordu. Arel, masanın…
-
Rüzgârın Oğlu.
Rüzgârın Oğlu. Dört nala fırtına, yelesi rüzgâr, Toprağa mührünü basar gider at. Gözlerinde asil bir yalnızlık var, Ufkun ötesine koşar gider at. Gölgesi ovalar, sesi deryadır, Bastığı her karış yer bir sevdadır. Boyun…
-
Denizden Sonraki Rüzgâr.
Denizden Sonraki Rüzgâr. Eylül akşamüstleri Ege’de zaman, erimiş kehribar gibi ağır ve sıcak akardı. Taş evin terasında, denizden gelen tuzlu rüzgârın zeytin ağaçlarının yapraklarını hışırdatmasını dinliyordun. Masanın üzerinde kurumaya bırakılmış ıslak bir sulu…
-
Sessizliğin Çatlakları
Sessizliğin Çatlakları. Taş ve Tuz. Gümüşlük’ün akşamüstü rüzgârı, denizden getirdiği yoğun tuz kokusunu eski taş evin avlusuna taşırken, ahşap panjurların kurumuş boyaları hafifçe gıcırdıyordu. Arda, elindeki eski demir anahtarı kilitte iki kez döndürdü.…
-
Gömülen Şeyler Ölmez.
Gece yarısı saat üçte çalan telefonlar asla iyi bir haber getirmezdi. Özellikle de telefon hatlarınınsekiz yıl önce fırtınada kopup bir daha hiç tamir edilmediği kasabalarda.Ahizeyi kaldırdığımda kulağıma dolan ilk şey cızırtı değildi; ıslak,…