2026,  2026 EKİM

Kayıp Frekansın Sözlüğü


Işık yılı uzaklıktaki Gliese 667Cc’nin yörüngesinde süzülen Siren gözlem istasyonunda tek bir kural
vardı: Taranan radyo dalgalarında mantıklı bir kalıp bulunursa derhal Dünya’ya iletilecek, anlamsız
gürültüler ise sistem belleklerini doldurmaması için silinecekti.
Cenker, yedi yıldır o istasyonda tek başına yaşayan bir dilbilimciydi. Görevi, derin uzaydan gelen
elektromanyetik dalgaları çözümlemek, evrende bizden başka bir “akıl” olup olmadığını anlamaktı.
Ancak yıllar geçtikçe, devasa antenlerin yakaladığı milyonlarca gigabaytlık veri yığınlarının
arasında yalnızca bir hiçlik bulmuştu. Statik cızırtılar, ölü yıldızların son çığlıkları ve uzayın o
dondurucu, boş hissi.
Bir Salı gecesi, istasyonun ana yapay zekası AURA’nın sakin sesi sessizliği böldü.
“Cenker, 14.2 gigahertz bandında tekrarlayan bir sinyal tespit edildi. Algoritma bunu kozmik
radyasyon gürültüsü olarak sınıflandırdı. Otomatik silme işlemi 60 saniye içinde başlayacak.”
Cenker kahvesinden bir yudum alıp ekrana baktı. Ekranda dalgalanan yeşil çizgiler, alışıldık gürültü
grafiklerinden farksız görünüyordu. Tam “Tamam, sil gitsin” diyecekti ki, dalga boyundaki küçücük
bir ritim dikkatini çekti. Bir anomali. İki yükseliş arasındaki süre, matematiksel bir sabiti değil,
neredeyse organik bir duraklamayı andırıyordu. Tıpkı bir insanın nefes alırken duraksaması gibi.
“AURA, silme işlemini durdur. Sinyali ses dalgasına çevir ve frekansı yavaşlat.”
AURA emri uyguladı. İstasyondaki hoparlörlerden önce derin bir cızırtı yayıldı. Ardından, metalik
ama inanılmaz derecede yumuşak bir ses tonu odayı kapladı. Ses bir dizi karmaşık ritim ve frekans
kaymasından oluşuyordu. Bir müzik değildi; bir konuşma da değildi.
Cenker ses verisini kendi geliştirdiği “Semantik Haritalama” yazılımına yükledi. Yazılım, evrendeki
temel fizik kuralları ve element yapılarını referans alarak ses dalgalarını kavramlara dönüştürmeye
başladı.
Ekranda ilk kelimeler belirdi:
Mesafe… Soğuk… Hatırlamak…
Cenker’in nefesi kesildi. Bu bir doğa olayı olamazdı. Bir yıldız “hatırlamak” kelimesini üretemezdi.
Çalışmasını derinleştirdi. Sinyalin kaynağı, binlerce ışık yılı ötedeki çökmüş bir nötron yıldızının
hemen arkasıydı. Sinyal bir mesaj veya bir iletişim çağrısı değildi. Çok daha kişisel, çok daha
kırılgan bir şeydi.
Yazılım saatler süren çözümlemenin ardından metnin tamamını ekrana döktü:
“Sönmekte olan ışığın altında, son şarkımızı bu frekansa bırakıyoruz. Bizi duyan olup
olmadığını asla bilemeyeceğiz. Ama burada olduğumuzu, sevebildiğimizi ve
kaybolmaktan korktuğumuzu bilmenizi istiyoruz. Bizi hatırla.”
Cenker koltuğunda donakaldı. Bu mesaj belki de yüz bin yıl önce, yok olmak üzere olan bir
medeniyet tarafından uzayın derinliklerine fırlatılmıştı. Belki de o medeniyetten geriye tek bir atom
bile kalmamıştı. Gönderdikleri mesaj, evrenin karanlığında yalnız başına seyahat etmiş ve silinip
gitmesine saniyeler kala bir insan tarafından yakalanmıştı.
Gözleri ekrandaki silme butonuna kaydı. Protokol netti: Uygarlıklar arası doğrudan temas
taşımayan, teknolojik bir veri barındırmayan veya Dünya için bir tehdit/fayda oluşturmayan soyut
sinyaller depolama alanını işgal etmemeliydi. Merkezi Komuta için bu sadece bir “gürültü”ydü.
Cenker elini konsola uzattı. Ana belleğin en korunaklı, asla silinemeyen arşiv dizinini açtı. Dosyayı
kaydetti ve ismini değiştirdi.
Sonra istasyonun devasa camından dışarıdaki karanlık ve sonsuz uzaya baktı.

Evren artık onun için o kadar da sessiz değildi.

26 Aralık 1990 tarihinde İzmir’de doğdu. İlköğrenimini Fatih Koleji’nde, lise eğitimini ise İnönü Lisesi’nde tamamladı. Ardından İzmir Ekonomi Üniversitesi Medya ve İletişim Bölümü Habercilik alanından 12 Haziran 2015 tarihinde mezun oldu. Çok iyi derecede İngilizce ve başlangıç düzeyinde İspanyolca bilmektedir. Eğitim hayatının ardından uluslararası geçerliliğe sahip TESOL ve Teaching Practice sertifikalarını alarak profesyonel olarak İngilizce öğretmenliği yapmaya başladı. Kurgu dünyasına ve edebiyata duyduğu derin tutkuyla erken yaşlarda yazmaya başladı. Türkçe ve İngilizce dillerinde roman, hikaye ve şiirler kaleme alan yazar, aynı zamanda İngilizceden Türkçeye edebi çeviriler yapmaktadır. Edebi çalışmalarını halen İzmir’de sürdürmektedir.