Seni asi çingene sırtına ne yükledin?
Rengin kesesini bohçana nasıl boşalttın?
Bir darağacı yok mu, boynunu sallandırsam?
Ahını şişeleyip denizlere savursam?
Ardından ağlayanlara “haindi babanız”
“cebi yamalı kahbedir” desem hamidiniz.
Saçları dağılmış bir kadın vurur mu beni?
Körpe oğlanlar anasına omuz verir mi?
Söyleyesin ey ruhsuz cesedin kokmuş aklı,
Söyleyesin ey toprağın taze arkadaşı;
Allah için, ardında kalanlar yaş döker mi?
Yattığın yere bir testi su hibe eder mi?
Perşembe sabahı güneş batmadan uyansan
Akıllara düşüpte gözyaşı olur musun?
Söyleme sus. Çevirme sayfaları, yak yitsin.
Gençliğine kahretme, sabret, ahın dirilsin.
Ağlama dur, omzunu okşayan bulamazsın.
Alıpta başını diyar diyar gezemezsin
Sen ne sandın yeisi? Böbürlendin daima.
Mektep lisanı, kadın aşkı... hepsi berhava.
Sessiz mermer taşı olsan dağ başlarında
Çığlığını duyursan eşfak kavim kardaşa.
Çek tetiği hiç olmazsa bu arla geberme.
Gözünden akan yaşa yağmur rahmeti deme.
Halkın kınında kasatura diye salıncak;
Vatan derdine hain diye düşersin ancak.
Şimdi gel de sor hesabını, dikil yüzüme,
Yaşını soran Nevres’e onsekiz diyeme.
NEVRES ZİYAN