İÇİNDE BENİN OLMADIĞI BENLER
Şimdi kor bu ben, kendim; ve sen yoksun ya gerçekten Neler neler yok olur hayatımda bir bilsen kırk katır mı kırk satır mı bana dersen, ikisi de derim kendim buldum ya kendim ederim, koy ki ‘etti buldu’ desinler yemin ederim, kaç kefaret gerekirse gereksin, al işte içimde kaç dönüşü olmayan gidiş varsa o kadar dönüşüm vardır sana u dönüşünün olmadığı upuzun caddelerde bile hatta ve hatta kavşaksız yollarda arkandan son sürat züppe suratlar kovalasa da ama korkma sen, kaç ben bulursam, olurum seferber, inan buna hepsi seninle kalan içinde benin olmadığı benler sadece. bu nazar boncuğu, bu televizyon ve bu ceket köşede misilleme, yaygara, kovalamaca, şamata uzun uzadıya bunların hepsi de sen yoksun ya ya da sen varken de sen yokmuşcasına insanın kanına dokunurcasına, yorarcasına, inadına inadına bak aldım işte nazar boncuğunu, unut gitsin, olmaz mı hepsini unut: arabaya benzin koymayı, cevapsız çağrıları, mesajları, şişman şişman yastıkları, vapurda el sallayan kızları hatta kızılcık şerbetini bile unut, bu unuttukların bahanen olsun, tıpkı gidişteki gibi unut ki dönüşü olsun içinde benim de olduğum benlerin.
Erdoğan KARA


